Araç Değer Kaybı Tazminatı: Hukuki Dayanaklar, Başvuru Süreci ve Uygulama Esasları

25.11.2025
Maddi hasarlı bir trafik kazasına karışan ve kaza neticesinde oluşan hasarları onarılan aracın değerindeki düşüş, aracın değer kaybı anlamına gelmektedir.
Araç değer kaybı, bir aracın kaza geçirdikten sonra ikinci el piyasa değerinde meydana gelen maddi düşüş olduğundan, bir araç kaza yapıp onarıldığında, her ne kadar tamir edilse de artık hasar geçmişi oluştuğu için aynı model ve kilometredeki hiç kaza yapmamış bir araca göre daha düşük bir fiyata satılması söz konusu olacaktır. Bu durumda araçta oluşan değer kaybına ilişkin zararın tazmini için, değer kaybı tazminatı talep edilebilmektedir.
Kazaya karışan araç sahipleri, karşı tarafın aracında oluşan değer kaybından, kusurları oranında sorumludur. Aracında değer kaybı meydana gelen taraf, araç sürücüsüne ve/veya araç sahibine ya da sigorta poliçesindeki teminat tutarıyla bağlı kalmak kaydıyla karşı tarafın aracının zorunlu trafik sigortacısına, değer kaybı tazminatı istemiyle başvurabilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca; “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.”
Yargıtay, 17. Hukuk Dairesi’nin 05.04.2010 tarihli, 2009/9892 E. , 2010/3124 K. sayılı kararında; “Trafik sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dâhilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonucunda, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması sebebiyle oluşan kazanç kaybı trafik sigortası teminatı dışında ise de, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı aracındaki değer kaybından, davalı sigorta şirketinin de limit dahilinde sorumlu olacağı gözetilerek, davalı sigorta şirketince davacının kasko sigortacısına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı da araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Değer kaybı tazminatının talep edilebilmesi için; talep eden kişinin, karışmış olduğu trafik kazasında %100 kusurunun bulunmaması ve değer kaybı tazminatı talep edilen aracın kazadan kaynaklı olarak onarılamayacak halde (pert) olmaması gerekir.
Araçtaki değer kaybı tazminatı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark değer kaybını gösterir. Meydana gelen kaza sonrasında, aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacaktır ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Araç değer kaybı tazminatı, dava yoluyla araç sürücüsüne ve/veya araç sahibine karşı ileri sürülecekse dava yoluna başvurulmalıdır. Araç ticari araç ise araç sahibine karşı açılacak dava asliye ticaret mahkemesinde görülecek olup dava şartı arabuluculuk sürecinin de tamamlanması gerekmektedir.
Araç değer kaybı tazminatı, aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı ileri sürülecekse zorunlu olarak öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılması gerekmekte olup; akabinde kanunda belirtilen süreler içerisinde talebin cevaplanmaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava veya tahkim yoluna gidilebilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi uyarınca; “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”
İlgili maddede de belirtildiği üzere, zarara uğrayan taraf, karşı tarafın zorunlu trafik sigortacısına başvurmalı, başvurudan itibaren 15 gün içerisinde başvurusuna yazılı cevap gelmemesi veya talebinin karşılanmaması halinde, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapmalı ya da dava yoluna gitmelidir.
Sigorta şirketine karşı dava yoluna gidilmesi halinde görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi olacak olup dava şartı arabuluculuk sürecinin de tamamlanması gerekmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu yapılması halinde, dosya Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dosyaya atanan hakem tarafından incelenmekte ve karara bağlanmaktadır.
Sigortacılık Kanununun 30. Maddesinin 16. Fıkrası uyarınca; “Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur.”
2025 yılı için; sigorta şirketi ile başvurucu arasındaki uyuşmazlıklarda, dava konusu 28.000,00 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda sigorta hakemlerinin verdiği kararlar kesindir. Buna karşılık, 28.000,00 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem kararlarına, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ve yalnızca bir kez olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz başvurusu yapılabilir. 300.000,00 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda, yapılan itiraz üzerine verilen kararlar taraflarca temyiz edilebilir. Ancak, 300.000,00 TL’nin altında kalan ve komisyon nezdinde itiraz edilmiş uyuşmazlıklarda itiraz hakem heyetinin vereceği kararlar kesin niteliktedir.
Araç değer kaybı tazminatı haksız fiilden kaynaklı olup zamanaşımına ilişkin olarak haksız fiil hükümleri uygulanmaktadır. Türk Borçlar Kanununun 72. Maddesinin 1. Fıkrası gereği, “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.”
Değer kaybı başvurusu yapılırken, hak kaybına uğramamak adına bu sürelere dikkat edilmesi önem arz etmektedir.




